|
KOBİ'lerin Ayakta Kalabilmeleri Ancak "İhracat" ile mümkün olacaktır |
|
|
|
Küreselleşen dünya ve daralan dünya ekonomisinin ülkemizdeki yansımalarına bir de iç etkenler ve ülkemizin ekonomik durumunun yansımaları eklenince; görülmektedir ki ülke insanımızın ödediği bedel, çok daha büyüktür. Bizler KOBİ’ler olarak ayakta kalabilmek için var gücümüzle mücadele etmekteyiz. Fakat KOBİ’lerimiz maalesef mücadeleye yeteri kadar hazır değiller. Bu da bizim, en büyük eksikliğimiz. ÜSİAD olarak Bizler, KOBİ’lerimizin gelişmesine katkıda bulunmak için haftalık eğitim çalışmalarını yoğun bir şekilde devam ettirmekteyiz. Firmaların, önce kendilerini disipline etmeleri ve çıkacakları dünya pazarında kalıcılığını sağlamaları için gerek akademisyenlerimiz ve uzmanlarımız ve gerekse ticaret yaşamının belirleyicileri olan: Yönetici, Bürokrat ve Ticari temsilcilerin katkı –destekleriyle, hepimizin ihtiyacı olan bilgi akışını sürekli hale getirmekteyiz. Dernek olarak KOBİ’lerimizin ihracatlarına katkıda bulunabilmek için ÖZBEKİSTAN’ın başkenti TAŞKENT’te bir “hizmet binası açma kararı vererek” çalışmalarımıza başladık. |
|
Devamı..
|
|
|
Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye |
|
|
|
Ahmet ORTATEPE ÜSİAD GENEL BAŞKANI
Küresel sermayenin günümüzün en belirleyici güç merkezlerinden biri haline geldiğini hep birlikte izlemekteyiz. Kendileri gibi düşünmeyen,kendileri gibi inanmayan kişi, kurum ve devletler, zenginlik olarak değerlendirilebilecek fikir düşünce ve inanç özgürlüklerini ayrılık unsuru haline getirip, kargaşa, terör ve sonuçta kendi hükümdarlıklarını sürdürecekleri zeminleri ortaya çıkarıp, düzenlerini devam ettiriyorlar.
5000 yıllık tarihi olan Türk Milleti, dünya düzeninde söz sahibi olduğu zaman diliminde hiçbir zaman zulüm üzerine bir yönetim tarzı sergilememiş, adaletten ayrılmamıştır.
Yakın tarihimize baktığımızda Selçuklu’nun önderi, Anadolu’nun kapılarını bizlere açan büyük Sultan Alparslan, ya da fetih edilişini bir şiir gibi okuduğumuz, İstanbul’un kapılarını bize açan büyük devlet adamı ve komutan Fatih Sultan Mehmet Han...
Hepsi yaşadıkları dönem içerisinde bilgiye, teknolojiye gereken değer ve önemi verirken, Milletlerinin de geçim sıkıntısı olmadan yaşayabilecek düzeyde olduğu gözardı edilemez. Ya da çok zor şartlar içinde kurulan Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yaptığı gibi ilk önce kendi milli sermayemizi oluşturma çalışmalarını yapmalıyız. İzmir İktisat Kongresi’nin yapıldığı gibi. |
|
Devamı..
|
|
Ahmet ORTATEPE ÜSİAD GENEL BAŞKANI
İnsanlık tarihine baktığımızda, ilk insanların deniz veya ırmak kenarlarına yerleştiklerini ve balıkçılıkla geçindiklerini daha sonra sürek avcılığı ile kara içlerine yöneldiklerini görüyoruz. Sürek avcılığı, hayvancılığa dönerken tarımsal hayatın öne çıktığını görüyoruz. Tüm bu çağlarda alet kullanımı vardı. O dönem itibari ile kullanılan araçlar odundan, taştan sonra da madenden yapılmaktaydı. İnsanlar ilk kez buhar makinesinin icadıyla aletleri kullanmak için gereken kol gücünü buhar, petrol, güneş ışınları, rüzgar, doğalgaz vb. enerji kaynaklarıyla karşılamayı öğrenir oldular. Makine bulunmuş; kol gücü dışında bir enerji kaynağı ile bu aletler kulanılır olmuştu.. |
|
Devamı..
|
|
|
Yabancı Sermayenin Yan Etkileri |
|
|
|
Ahmet ORTATEPE ÜSİAD GENEL BAŞKANI
Bugün gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin yabancı sermayeyi ülkelerine çekmekte yoğun rekabetin yaşandığı dünyada yaşıyoruz. Bu değişim sürecinde yaşanılan en önemli olgu, globalleşme olarak karşımıza çıkıyor. 3 kıtada kurulan serbest ticaret bölgeleri ile bölgesel çapta serbestleşen mal ve sermaye hareketleri, serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve ekonomiye devlet müdahalesinin azalması, özelleştirme sürecini de getiriyor. Bütün bu değişimler, sermaye ihraç eden gelişmiş ülkelerin ve çokuluslu kuruluşların statükoyu koruma ve riskleri asgariye indirme eğilimleri içeriyor. Bu süreçte yabancı sermayenin riskleri en aza indirmek ve yönelimleri belirleyebilmek için savaş çıkarmaktan hükümetler devirmeye/ kurmaya kadar birçok yolu denediğini biliyor ve/veya bizzat yaşıyoruz. Bunu yaparken demokrasi ve insan hakları adına hukuk mevzuatına müdahale edildiği bir gerçekliktir. Yabancı sermayeden umulan klasik yararlar; sermaye açığını kapatmak, işsizliğe çözüm bulmak, teknoloji getirmek şeklindedir. |
|
Devamı..
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 7 / 9 |